Ek Gelir

Ek Gelir

Gelir kelimesi hayatımızın bir yönelişinden ibaret olsa da başına getirilen ‘ek’ betimlemesi ile birlikte ek gelir kelimesi belki de hayat standartımızın ana belirleyicisi olmaktadır. Çünkü günümüzde hemen hemen hiçbir aile tek gelir ile geçimini sağlayamamakta ve dolayısı ile de ek gelir kazanmanın yollarını ek gelir çatısı atında birer birer deneyim etmektedirler. Ek gelir deneyimi çekirdek ailelerde %40 oranlarında seyrederken, geniş ailelerdeki ek gelir deneyim oranı %90’lara kadar çıkmaktadır. Çünkü ailenin tek bir ferdinin sabit geliri ile geniş bir ailenin yaşamını idame ettirmesi neredeyse imkansızı bulur. Bu imkansızlık ise geyri ihtiyari ek gelir seçeneklerini doğurur. Özellikle bu aileler içerisinde okuyan çoçukların bulunması aileyi fakirlik sınırına kadar sürükler. Aile içerisinde okuyan bir çocuğun bulunması demek eğitim için ayrılmış bir asgari ücret demektir. İki ya da daha fazla okuyan çoçuğun bulunması demek, hangi anlamaları taşır buyurun onu da sizler tahmin edin. Elbette çoçuk okutan aileler ne demek istediğimizi çok iyi anlayacaklardır. Buradaki seslenişimiz henüz çocuk okutmanın maddi sorumluluğu altına girmemiş ailelere yöneliktir. Seslenişimizin ardındaki haklı gerekçelerle devam ederken ek gelir kazanmanın ve ek gelir kazanımının sürekliliği, özellikle geniş aileler için ne kadar önem arz ettiğini de bir kez daha vurgulamadan edemiyoruz.


Gerek çekirdek gerekse de geniş aile geçindirmek zorunda olan aile reislerinin çok fazla stres altına girdiğini ve adeta dinlenecek zamanlarının da olmadığını varsayarsak, ek gelir kazanmanın sorumluluğunu ailenin çalışmayan bayanlarının yüklendiğini gözlemlemekteyiz. Ailenin çalışmayan bayanları ek gelir kazanmak için neler yapıyor dersiniz? Ek gelir kazanışının temeline vurgu yapalım; ek gelir kazanmak ve bu kazancı sürekliliğe dökmenin hassasiyet dolu bir parçası vardır ki bu parçanın özü kendini tanımaktan geçmektedir. Yani ek gelir fırsatlarını kendin yaratabilmektir. Firmaların ek gelir için sunduğu çok cazip fırsat olsa da ek gelir kazanmada ki sürekliliğin adı kendi işinin patronu olmaktan geçmektedir. İstediğin zaman çalış istemediğin zaman çalışma mantığı ile ek gelir seçeneklerimizle kendimizi tatmin edebiliriz. Peki, bunun için ne yapmalıyız? Öncelikle kendimizi çok çok iyi tanımalıyız ve tanıdığımız özelliklerimizi nasıl ek gelire çevirebiliriz üzerinde düşünmeliyiz. Bu düşünüz bize pek çok kapı açacak olsa da gerekli cesareti bulamamamız da olası durumlar arasında sayılabilir. Bunun için de en yakınlarımızın desteğine ihtiyaç duyabiliriz. Unutmayalım ki, hiçbir fırsat biz sabit dururken ayağımıza gelmez. Bazen bir şeylerden vazgeçmek bazen de bir seçim yapmak gerekebilir. Ek gelir elde edebilmek için fikir üretebilmek de ek gelir kazançlarımızı sabit kılabilmek de bu vazgeçişlerin bir tanesinin eseri olabilir.
Yeri ve zamanı geldiğinde bir şeylerden vazgeçebilmek gerek dedik de gerçek hayatın içinden bir vazgeçişin kapılarını aralamadan kalemi elden bıraktık dememeliyiz elbette. Esma beş yaşında güzel mi güzel, gözleri parıl parıl parlayan bir kız çocuğuydu. Bir gün annesi ile alışverişe çıktıklarında plastikten yapılmış inci kolye gördü ve annesine onu alıp alamayacağını istekli gözlerle sordu. Annesi, ev işlerinde bana yardım edebilmen şartı ile onu sana alırım dedi. Esma, hiç düşünmeden tamam anneciğim dedi ve annesi plastik inciden yapılmış kolyeyi Esma’ya aldı. Esma söz verdiği gibi annesine ev işlerinde yardım etti ama plastikten yapılmış inci kolyeyi bir dakika olsun bile boynundan çıkarmadı. Haftalar geçti Esma çok çok beğendiği kolyeyi, annesinin ‘kızım, kolyeni boynundan hiç çıkartmazsan boynunda yeşil lekeler yapar’ uyarısına rağmen boynundan çıkarmadı. Her gece olduğu gibi babası Esma’nın yatağına hikaye kitabı ile geldi ve çok güzel bir hikaye okudu. Hikaye bittikten sonra babası; ‘kızım beni seviyor musun?’ diye sordu. Elbette seviyorum cevabını alan baba o zaman kolyeni bana verir misin diye karşılık verdi. ‘Babacığım bunu benden isteme, sana en sevdiğim bebeğimi verebilirim. İstersen o senin olur’. Baba, ‘peki boşver’ dedi ve kızını öperek odasına geçti. Aynı durum, aralıklı zamanlarla iki kez tekrarlandıysa da Esma kolyesini vermeyerek her seferinde başka bir oyuncağını babasına teklif etti. Babası ise kabul etmeden oradan uzaklaştı. Fakat bir gece Esma kendi isteği ile plastikten yapılmış kolyesini babasına uzattı ama onu bir süpriz bekliyordu. Babası cebinden küçük bir kutu çıkarttı ve Esma’ya verdi. Esma kutunun içini açtığında gerçek bir inci kolye olduğunu gördü. Babası, Esma’nın kolyesini ona verdiği zamana dek gerçek inci kolyeyi bekletmiş ve plastik inci kolyeden vazgeçişinin mutluluğunu onun rızasına bırakmıştı. Ek gelir elde etmek ve ek gelir elde etmenin mutluluğunu yaşamak da küçük vazgeçişlerin ardında saklıdır. Biz bu hikayeyi neden mi kaleme aldık. Çünkü, bazen hayatımıza ait detayları önümüze bir örnek sunulmadan fark edemeyiz. Karşımıza gerçek bir hikaye çıktığında ise tüm ruhaniyetimizle harekete geçmenin yollarını ararız.  Ek gelir fikri oluşturmak ve ek gelir fikrini harekete geçirmek de bunlardan sadece bir tanesidir. Siz de içinizdeki vazgeçişleri harekete geçirin ve aile bütçesine olan desteğinizi ek gelir kazançlarınız ile sunun.
Günümüzde refah içinde yaşamak ne kadar zor olsa da refahın kaynağı çok iş yapmaktan yani ek gelir seçeneklerinin çok olmasından geçmektedir. Sabit edindiğimiz ücret, ev giderlerini ancak karşılamaya yeterken birinci ek gelir seçeneğimiz mobilya yenilemeleri, ufak tefek tamirat işlemleri vb. giderleri karşılamaya yetmektedir. Üzerine ilave edilen ikinci ek gelir ya da üçüncü ek gelir seçenekleri ise belki bir tatil ya da bir birikimin habercisi olmaktadır. Ek gelir ya da ek gelir kazanımları ile tanışmamış olan pek çok kişi ek gelir ücretleri ile herhangi bir girişimde bulunamayacağını düşünseler de yakın zamanlarda medyaya düşen haberler, ek gelir kazanımlarının küçümsenemez ölçüde kazanç getirdiğini gözler önüne sermiştir.
Şüpheli düşünceler ile kocaman bir soru işaretinden ibaret olan ek gelir, aslında tüm samimiyetini sizlerden almaktadır. Ek gelir tüm samimiyetini sizlerden almaktadır çünkü seçenek çoktur. Aslında seçenekten de ziyade ek gelir hayallerinizin ürünüdür. Belki de ek gelir yıllardır çalışmak istediğiniz bir sektörün, kendi imkanlarınızda hayat bulmuş halidir. Ek gelir olarak yazılan ve ek gelir kelimelerinin ardında yatan hayallerinize kavuşmak için daha neyi bekliyorsunuz? Siz de kendi ek gelir fikrinizi oluşturun ve ek gelir firmanızın ismini gururla taşıyın. Fikrinizi hayata geçirebileceğinize inanın ve bu uğurdaki tüm detaylardan birer birer vazgeçin. Çünkü ek gelir kazanmak, özgüveninizi yerine getirecek ve yerine gelen özgüveniniz ile belki de ikinci ek gelir ya da üçüncü ek gelir fikirlerini geliştireceksiniz. (Ek gelir fikri satmak, bakın bu bile ek gelir firmanızın fikri olabilir.) Laf lafı açıp ek gelir fikirleri ya da ek gelir kazanımları üzerine konuşurken, yeni ek gelir alanları dahi keşfedebiliyoruz. Yeterki inanalım, yeterki ek gelir elde edeceğim ve ben bu işi başaracağım diye yola çıkalım. Akabinin çorap söküğü gibi geldiğini göreceksiniz.
Ek gelir=kendinize olan güveninizdir.
Ek gelir=yapabileceklerinizin toplamıdır.
Ek gelir=zamanınızı likitideye çevirebilme gücünüzdür.
Ek gelir üzerine onlarca tanımlama yapılabilecek olsa da en önemli tanımlama ‘benim ek gelir tanımım’ diye başlayacağınız cümlenin arkasından kurulan kelimelerde saklıdır. Haydi şimdi siz de kendinize inanın ve ‘ek gelir’ ile başlayan cümlenizin öğelerini sıralamaya başlayın. Ek gelir, ek gelir ve ek gelir... Önce cümlenizin öznesi ile barışın ve içinizden defalarca ek gelir deyin...